
akut pankreatit
Akut pankreatit pankreasın akut yangısıdır. Çok farklı nedenlere baÄŸlı olabilir. Ülkemizde akut pankreatitlerin en sık (%60-80) nedeni SAFRA TAÅžLARIDIR. Daha az sıklıkta alkol kullanımı, travmalar, hiperkalsemi (kalsiyum yüksekliÄŸi), hipertrigliseridemi, bazı ilaçlar, bazı viral hastalıklar nedendir. Safra taÅŸları safra kesesinden ana safra kanalına düÅŸerler ve pankreas kanalının aÄŸzını geçici veya kalıcı olarak tıkarlar. Pankreasın sindirim için salgıladığı enzimler pankreas içinde aktif olmayan formlarında depolanır. Pankreatiti baÅŸlatan olay bu aktif olmayan formların pankreas içinde aktifleÅŸmelerine neden olur. Gıdaların sindirilmesini saÄŸlayan enzimler pankreas dokusunda ve etraf yaÄŸ dokusunda yangıya neden olarak pankreatiti baÅŸlatır. Bu yangı sonucunda dolaşıma çok miktarda sitokin adı verilen maddeler salınır. Bu maddeler vücudun savunma mekanizmalarında rol oynayan maddelerdir ancak kontrolsuz salınmaları durumunda da vücuda zarar verirler.
​
Akut pankreatit iki ÅŸekilde görülür. Ödematöz-intersitisiel pankreatit ve nekrotizan pankreatit. Pankreatitlerin %80-85’i ödematöz, %15-20’si nekrotizandır. Ödematöz pankreatit pankreas dokusunda ve çevre dokularda ödemle karakterizedir. Hücre ölümü yoktur. Nekrotizan pankreatit de ise pankreasın kendisinde ve / veya etraf yaÄŸ dokusunda hücre ölümü vardır.
​
Akut pankreatit kendisini ani baÅŸlayan, genellikle karnın orta ve üst bölümünde olan, sırta ve bele yayılabilen karın aÄŸrısı ile gösterir. Bulantı ve kusma bu duruma sıklıkla eÅŸlik eder. Karında ÅŸiÅŸlik, sarılık, ateÅŸ, tansiyon düÅŸüklüÄŸü bunlara eklenebilir. Her yaÅŸta görülebilse de genellikle 50 yaÅŸ civarında daha sıktır. AÄŸrı genellikle ÅŸiddetli ve süreklidir. Günler içinde geçer. Kısa süreli veya gelip geçen aÄŸrılar ÅŸeklinde kendini göstermez. Akut pankreatit ayakta geçirilebilen bir hastalık deÄŸildir. Hastaneye yatmayı gerektirir.
​
Akut pankreatit tanısı hastanın ÅŸikayetlerinin deÄŸerlendirilmesi, kanda amilaz-lipaz ölçümünün yapılması ve karakteristik radyolojik bulguların saptanmasıyla konulur. Tipik karın aÄŸrısı ile baÅŸvuran hastada amilaz ve/veya lipazın laboratuar üst sınırının 3 katından fazla bulunması tanı için yeterli kriterdir. BaÅŸlangıç baÅŸvurusunda tanıyı doÄŸrulamak için bilgisayarlı tomografi veya MR ÅŸart deÄŸildir. Ancak hastalığın seyrinde nekroz varlığını veya komplikasyonları saptayabilmek için bilgisayarlı tomografiden yararlanılır.
​
Akut pankreatit hastaların çoÄŸunluÄŸunda hafif seyir gösterir. Hastaneye yatıştan birkaç gün sonra aÄŸrılar geçer, hasta kendini iyi hissetmeye baÅŸlar, baÅŸlangıçta kesilen gıda alımına tekrar müsaade edilir. Gıda alımıyla ÅŸikayetler de tekrarlama olmazsa damardan verilen sıvılar kesilir ve tedavi sonlandırılır. EÄŸer pankreatit safra taşına baÄŸlıysa aynı hastane yatışında safra kesesi ameliyatı yapılması son derece önemlidir. Hasta taburcu edilip safra kesesi ameliyatı 6-8 hafta ertelenirse bu sürede tekrar pankreatit geçirme riski %25’dir. Bu senaryo hafif seyirli ve komplikasyon geliÅŸmeyen hastalar için en uygun olanıdır. Ancak seyir herzaman böyle olmayabilir.
Akut pankreatiti birçok hastalıktan farklı kılan özelliÄŸi hastalığın hafif yada ağır seyretmesini belirleyen faktörleri tedavi eden hekimlerin belirleme ÅŸansının olmamasıdır. Tedavinin seyri sırasındaki problemleri yönetmek ayrı bir konu, pankreatitin seyrini belirleyebilmek ayrı konudur. Seyrin nasıl olacağını öngörebilmek amacıyla tıbbi birçok analiz yöntemi ortaya atılmıştır. Bunların içinde en iyi bilinenlerinden biriside Ranson kriterleridir. Bir dizi kan testi ve klinik deÄŸerlendirmeyle pankreatitin hafif, orta veya ÅŸiddetli bir klinik seyir gösterebileceÄŸini yüksek doÄŸruluk oranıyla öngörmek mümkündür. Bu ayrımı yapmanın önemi büyüktür. Hafif seyirli pankreatit çok standart tedavisi olan, yoÄŸun bakım tedavisi veya bu konuda deneyimli merkezde olmayı gerektirmeyen bir durumken ÅŸiddetli pankreatit yüksek ölüm riski nedeniyle bu konuda donanımlı ve deneyimli bir merkezde tedavi edilmelidir.
​
Nekrotizanpankreatit her zaman olmasa da genellikle ödematöz pankreatitten daha ağır klinik seyir gösterir. Nekrotizan-ödematöz ayrımını yaptıran yöntem kontrast maddeli bilgisayarlı tomografidir. Nekrotizan pankreatit üzerine enfeksiyon eklendiÄŸinde ‘enfekte pankreas nekrozu’ olarak adlandırılır. Ağır bir klinik tablo olan bu durumda genel olarak nekroz cerrahi veya daha az sıklıkta da radyolojik olarak boÅŸaltılamazsa ölüm oranı çok yüksektir. Nekrotizan ve enfekte nekrotizan pankreatitlerin tedavisi bu konuda deneyimli yoÄŸum bakım uzmanlarının, radyologların ve cerrahların bulunduÄŸu bir ortamda tedavi edilmelidir.
​
Enfekte pankreas nekrozu genellikle hastalığın baÅŸlangıcından 2-4 hafta sonra görülür. Hasta baÅŸlangıçtan beri hastanededir ve klinik olarak çeÅŸitli problemler nedeniyle yatış süresi uzamıştır. ÇoÄŸu kez yoÄŸun bakımda birden fazla organ yetmezliÄŸi geliÅŸmiÅŸ durumdadır. Enfekte nekroz tanısı konulduktan sonra bu iltihaplı dokuların vücut dışına çıkartılması gerçekleÅŸmezse hastayı iyileÅŸtirebilmek mümkün deÄŸildir. Bunu yapabilmek için de hastaların çok büyük çoÄŸunluÄŸunda bir veya daha fazla cerrahi giriÅŸim gerekir. Az sayıda hastada bunu giriÅŸimsel radyolojik yöntemlerle veya laparoskopik yapmak mümkün olabilir. Bu durumdaki hastalarda hastanede yatış süreci haftalar bazen de aylar sürebilir.
Kronik Pankreatit
Kronik pankreatit pankreas dokusunun çeÅŸitli nedenlerle hasarlanıp baÄŸ dokusuna dönüÅŸtüÄŸü iyi huylu yangısal bir problemdir. Ülkemizde batı toplumlarına göre daha az görülsede çok nadir bir problem deÄŸildir. Kronik alkol kullanımı , bazı anatomik bozukluklar, nadir bazı genetik hastalıklar sıklıkla nedenidir. Birçok hastada da altta yatan nedeni bulmak mümkün olmamaktadır.
​
Kendisini çoÄŸu kez tekrarlayan karın aÄŸrısı atakları ile gösterir. Ancak hastaların %15’inde aÄŸrı ÅŸikayeti bulunmaz. Pankreas hücrelerinin harabiyeti nedeniyle pankreas normal iÅŸlevini kaybeder. Bunun sonucuda “ÅŸeker hastalığı” ve “steatore” olarak adlandırılan yaÄŸlı gıdaların sindirilememesi durumu oluÅŸur. AÄŸrı, diabet, steatore kronik pankreatit üçlüsü olarak adlandırılır.
​
Kronik pankreatit deÄŸiÅŸik klinik tablolarla karşımıza gelebilir. Tekrarlayan akut pankreatit atakları bunlardan birisidir. Pankreas enzimlerinin yükselmediÄŸi aralıklı aÄŸrı atakları hastaların yaÅŸamını en fazla etkileyen ve hekime baÅŸvurmalarını saÄŸlayan durumdur. Pankreas kanalında geliÅŸen darlıklar ve taÅŸlar sıklıkla aÄŸrının nedenidir. Bazı hastalarda pankreas başında iltihabi bir kitle oluÅŸur ve bu kitle hem safra yoluna basarak tıkanma sarılığına hem de mide çıkışına basarak kusmaya neden olabilir. Pankreas başındaki iltihabi kitle pankreas başı kanserini hem klinik hem de radyolojik olarak taklit edebilir. Kronik pankreatit pankreas kanseri açısından normal kiÅŸilere göre 15 kat fazla pankreas kanseri riski taşıdığı için iyi huylu-kötü huylu kitle ayrımı güvenli bir ÅŸekilde yapılamazsa cerrahi giriÅŸim en uygun tedavi yöntemi olur.
​
Kronik pankreatit aÄŸrı problemi ile seyrediyorsa tedavi yaklaşımı konusunda deÄŸiÅŸik alternatifler vardır. BaÅŸlangıçta ilaç tedavisi baÅŸarılı olabilir. Ancak çoÄŸu kez endoskopik veya cerrahi bir giriÅŸim gerekir. Bu konuda farklı görüÅŸler vardır. Klasik uygulama önce ilaç tedavisi, buna yanıt alınmıyorsa endoskopik giriÅŸimler, endoskopik iÅŸlemlerde baÅŸarısız olursa cerrahi giriÅŸim ÅŸeklindedir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar endoskopik iÅŸlemlerin kalıcı baÅŸarısının çok düÅŸük olduÄŸunu göstermiÅŸtir. DoÄŸru planlanan cerrahi giriÅŸimler düÅŸük riskleri yüksek baÅŸarıları ile hastalığın baÅŸlangıcında pankreas fonksiyonlarını daha iyi koruyabilmektedirler